Ekonomik gelişmeler

0
60

Piyasa Yorumu:
Bu sabah BIST100’de yukarı yönlü bir açılış bekliyoruz. Dün endeks 1376.01 – 1397.36 arasında işlem gördü ve günü -1.20% değişimle 1384.68 seviyesinde kapattı. İşlem hacmi ortalama seviyede
gerçekleşti.
Bu sabah pozitif açılış ve sonrasında 1375 – 1410 arasında işlem aktivitesi bekliyoruz.

Piyasalarda

Bugün Küresel ve yerel fiyatlamalar açısından son dönemlerin en yoğun belirsizlik başlıklarının aynı takvim içerisine sıkışma gösterdiği bir hafta geride kaldı. Amerikan para politikasının geleceğinden Çin’deki Evergrande sorununa, yine Çin’de bir süredir gözlenen kamu regülasyonlarının bu kez de kripto varlıklara yönelik devreye sokulmasından küresel emtia fiyatlarındaki yükselişe dek geniş yelpazede yatırımcıların başlıkları takip ettiği bu dönem yine de nispeten iyi geçmiş sayılabilir. Ancak, hasar tespiti yapmak için geriye dönüp baktığımızda gelişmiş-gelişmekte olan ülkeler varlıkları arasındaki ayrışma dikkat çekiyor.

Haftalık bazda MSCI dünya endeksinin performansı %0.22 yükseliş şeklinde olurken, gelişmekte olan ülke varlıkları nezdinde %1.11’lik düşüşle birlikte 3 haftadır süregelen zayıflama eğiliminin korunduğu farklı bir tablo ile karşılaşmaktayız. Yaşanan tüm bu gelişmelere rağmen DXY’nin kapanış itibarıyla performansı sadece %0.14’lük primlenmeyi karşımıza çıkarırken, Bloomberg emtia endeksi %1.47, Brent tipi petrolün aktif kontratı ise %3.65 yükseliş sergiledi. Belki de en ilginç gelişme ise uzun bir süredir belirli bant aralığı içerisinde hareket eden ABD 10y tahvil faizinde yaşandı ve +9bp değişim ile %1.45 bölgesi test edildi.

Globaldeki karışık ve fakat genel olarak risk alma isteğinin korunduğu böylesi ortamda yerel varlıklar ise negatif ayrıştı. TCMB’nin Perşembe günü aldığı 100bp politika faizi indirimi kararı Türk lirasının haftalık bazda %2.76 değer kaybında önemli bir rol üstlenirken, ülke risk primi (CDS) 5y vadede 420bp, 10y tahvil faizi ise %18.40’ı aştı. BIST 100 endeksi TRY bazında %-2.45, USD bazında ise %-4.78 ile zayıflamanın bir diğer ayağını oluşturdu.

Elbette ki gündem yeni hafta için de oldukça yoğun. Pazar günü Almanya’da gerçekleştirilen seçimler ile birlikte 16 yıllık Merkel dönemi resmen sonlandı. Sandık sonuçlarının işaret ettiği tablo ise kimi analizlere göre yıl sonuna dek sürebilecek uzun koalisyon görüşmelerine işaret ediyor. Sosyal demokratlar (SPD) %25.7, CDU/CSU hareketi ise %24.1’lik sonuçla takip edilirken, her iki taraf da hükümeti kurmak için elinden geleni yapacağını açıkladı. Böylesi tablo yatırımcılar açısından ise sürpriz değil. SPD’nin olası zaferi ve kurulacak hükümete önderlik etme ihtimali son zamanlarda paylaştığımız sabah notlarımıza birçok kez yer vermeye çalıştığımız üzere EURUSD paritesinin yaşanan tüm karmaşaya rağmen 1.17’li seviyelerdeki tutunma çabasının teyidi konumundaydı. Bu nedenle yatırımcıların şu ana dek gösterdikleri ‘sessiz tepki’ bizim açımızdan gayet sağlıklı.

Yeni haftada global merkez bankalarının önemli isimlerinden gelecek olan açıklamalar, ABD’nin borç tavanı limitine ulaşıp ulaşmayacağı konusu, ISM imalat verisi, Çin PMI göstergesindeki son durum ve gelişmekte olan ülkelerde (Kolombiya ve Meksika) beklenen faiz artışları yakından izlenecek. Türk lirası ve cinsinden değerlenen varlıklarda ise yaşanan son kur yükselişinin ardından eğilimin nasıl devam edeceği ve lokallerin takınacakları tavır yerel varlıkların performansında belirleyici olacak.

Piyasalar

Piyasalar açısından en kritik viraj –FOMC toplantısı- artık geride kaldı. Fed’in nasıl bir yol haritası izleyeceği yaptığı olağanüstü sağlıklı iletişim sayesinde ‘negatif sürpriz’ etkisini ciddi anlamda düşürdü. Almanya’da dün gerçekleştirilen seçimlerden SPD ve CDU/CSU’ya ait rakamlar her ne kadar ciddi anlamda başa baş mücadeleye işaret etse de piyasalar açısından SPD’nin zaferi ve kurulması muhtemel hükümete önderlik etme ihtimali şaşırtıcı olmayacak. Asya’daki ilk işlemlerde ortak para birimi eurodaki sakin fiyatlama bu düşüncemizi destekliyor. Vadeli ABD endeksleri Asya’daki pozitif risk alma iştahı eğilimine paralel. Emtia cephesindeki alıcılı seyir de korunuyor. Böylesi ortamda BIST cephesinde sınırlı-olumlu açılış beklentisi içerisinde bulunuyoruz. Daha ayakları yere basar değerlendirmeler için hafta içerisindeki lira eğilimi ve CDS performansını yakından izleyeceğiz. Türk lirası Amerikan doları karşısında günü %-1.36 ile tamamlarken, BIST 100 endeksine kapanış %1.2 düşüşle 1384 puan seviyesinden gerçekleşti. 10y vadeli tahvilde faizin son düzeyi %18.48 olurken, ülke risk primi ise %2.7 yükselişle 422bp ile izlendi. EMEA bölgesi endekslerinde gün sonu kapanışları genele yayılır şekilde değer kayıplarına işaret etti. Euro Stoxx 50 %-0.87, FTSE 100 %-0.38, DAX %-0.72 ve Rusya (RTS, USD) varlıkları %-0.32 düzeyinde performans sergiledi. Amerika kıtası işlemlerinde genel olarak Avrupa seansındaki negatif yaklaşımın devam ettiği görüldü. Dow Jones %0.10, S&P 500 %0.15 ve Nasdaq %-0.03 ile oldukça sınırlı eğilimler içerisinde olurken; Bovespa %- 0.69, Merval ise %-0.75 ile takip edildi. Asya’da haftanın ilk fiyatlamaları olumlu bir tabloya işaret ediyor. TSİ 08.30/ NKY 225 %-0.05, Hang Seng %0.39, CSI 300 %0.41 ve KOSPI %0.15 ile oluşurken, USDCNH paritesi offshorda 6.4606 ile yatay seyrediyor.

Fiyatlamalar

BIST 100 endeksinde 1382-1369 seviyeleri destek, 1416-1440 ise direnç olarak yakından izlenebilir. USDTRY paritesinde 8.76-8.63 destek, 8.89-9.00 direnç olarak takip edilebilir. Global Amerikan doları fiyatlamalarının EUR çaprazları üzerinde etkili olmaya devam etmesini bekliyoruz. Hafta sonu gerçekleştirilen Almanya seçimlerinin ardından SDP önderliğindeki koalisyon ihtimali kısa vadede EUR+ eğilimi desteklemeye devam edebilir. EURUSD paritesinin 1.17-1.20 bandında dalgalanmasını bekliyoruz. 1.1700-1.1670 destek, 1.1750-1.1800 ise direnç olarak izlenebilir.

Fed Bilançosu, 22 Eylül Haftası – Tapering süreci beklenirken bilanço kendi doğası gereği genişlemeye devam ediyor

Amerikan Merkez Bankası (Fed)’in toplam bilanço büyüklüğü 22 Eylül haftası işlemlerinde 41 milyar dolar artışla 8.5 trilyon dolar sınırına genişleme gösterdi. Haftalık değişim bazında bilanço kalemleri incelendiğinde söz konusu dönemde Hazine kağıtlarından oluşan portföydeki değişiklik 21.5 milyar dolar olurken, MBS kalemi 22.4 milyar dolar ile takip edildi. Rezervlerin 106.7 milyar dolar gerilediği bu dönemde Hazine hesabı ise 71.9 milyar dolar düşüş gösterdi.

Parasal genişlemenin enflasyonist baskıya neden olup olmayacağı tartışmalarında kritik detay Velocity değişim başlığı olacak. Buna göre, Aralık 2020’de %1.13 olan M2 Velocity değeri Haziran 2021 itibarıyla %1.12 seviyesinde yatay-düşük seyretmekte.

Fed bilançosu miktarsal açıdan genişleme eğilimini devam ettirse de bir süredir sessiz sedasız “normalleşme” ayarlamaları yapıldığını belirtmek gerekiyor. Günlük hazine kağıdı alımları 500 milyon dolar azaltımla 4 milyar dolar seviyesine çekerken, MBS alımlarında ise -500 milyon dolar ile 4.5 milyar dolar seviyesine güncelleme gerçekleştirdi. Yakın zaman içerisinde açıklanan 3 aylık repo penceresini de sonlandırıldığı haberinin ardından 27 Ocak tarihinde de Şubat ayındaki iki ihale ile birlikte

1 aylık repo ihaleleri uygulamadan kaldırıldı.

Hazine hesabındaki azalışın borç tavanında limite ulaşılma yolunda ilerlenmesi nedeniyle sürmesini ve bu durumun da USD likiditesini arz yönlü desteklemeyedengelemeye devam etmesini bekliyoruz.

21-22 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilen FOMC toplantısının ardından yıl içerisinde birçok kez atıfta bulunduğumuz şekilde Fed’in Kasım ayında tapering ilanını resmen yapmasını, Aralık ayında azaltımlara aylık 15 milyar dolar ile başlamasını ve bu süreci de kendi yönlendirmelerinin de teyidi şeklinde 2022 yılının ortalarında (yaz aylarında) tamamlamalarını bekliyoruz. Konuyla ilgili kapsamlı değerlendirmelerimize Piyasa Notu: FOMC, Eylül 2021 başlıklı raporumuz üzerinden ulaşabilirsiniz.

Bilançonun ek negatif sürpriz olmadıkça 8 trilyon dolar üzerinde (8-9 trilyon dolar aralığında, daha yukarı seviyelerin beklentisinde değiliz) dengelenmeye başlayacağını (Fed yönlendirmesi, Başkan Powell tarafından 7.5-8 trilyon dolar aralığı şeklinde yapıldı) düşünüyoruz. Fed cephesinden 14 Nisan tarihinde gelen yönlendirmenin hayata geçme ihtimali şu aşamada en kuvvetli referansımız konumunda.

Kaynak Deniz Yatırım
Hibya Haber Ajansı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here