Ocak enflasyonu, beklentilerin üzerinde %15’e dayandı

0
66

Türkiye’de tüketici fiyatları Ocak ayında %1,68 artış gösterirken, yıllık enflasyon ise %14,97 oranında gerçekleşti. Bizim beklentimiz aylık %1,40 ve yıllık %14,65 oranında bir enflasyon gerçekleşmesi yönündeydi. Fiyatlar üzerinde geçmişten gelen kur artışlarının etkisi devam ederken, Ocak ayında enflasyonun 4. ay üst üste artarak %15 bandına geldiği görüldü.   

 

Enflasyonun alt kalemlerine bakacak olursak; ana harcama gruplarının birçoğunda artış gözlenmektedir. Döviz kuru geçişkenliği çekirdek enflasyon görüntüsünde net bir şekilde izleniyor, gıda, enerji ve altın gibi değişken kalemlerin dışarıda bırakıldığı C göstergesinde yıllık bazda Aralık ayındaki %14,31 seviyesinden Ocak ayında %15,50 seviyesine sert yükseliş söz konusudur. Enflasyonu, önceki aylarda artıran en önemli etmen olan zayıf TL’nin geniş tabanlı etkisi Ocak ayında da yansıma göstermiştir. Manşet enflasyondan daha yüksek artış gösteren kalemler olarak sağlık %4,25, konut %3,02 ve ev eşyası %2,90 ile öne çıkmaktadır. ÜFE ve TÜFE makası, ÜFE’nin de %26,2 seviyesine yükselmiş olmasından dolayı açık olmayı sürdürmektedir. Gıda enflasyonu ise yıllık bazda %18,1 seviyesine geriledi, ancak Ocak ayında aylık bazda %2,48 ile manşet enflasyon üzerinde bir artış daha gerçekleştirdi. Problematik bir yapıda olan gıda enflasyonu ile mücadele, enflasyonu kontrol altına alma noktasında çok kritik bir yerde durmaktadır ve 2021’in ana kompozisyonlarının başında gelecektir. Enerji enflasyonunda da döviz kurlarının artışı ve küresel emtia/petrol fiyatlarının yükselişi kaynaklı olarak yıllık %5,64’te %7,86’ya artış söz konusudur.

 

Enflasyon trendi… (Kaynak: Bloomberg, TÜİK)

 

Enflasyon açısından zorlu geçecek bir dönemin içinden geçiyoruz. ÜFE’den TÜFE’ye yansıyan maliyet etkisi, emtia fiyatlarının artışı ve enflasyonda bir dönem için görülecek yapışkanlık etkisi bir süre %15 üzerinde devam etmesine neden olacaktır. Enflasyon, mevcut görünüm ve eğilim çerçevesinde Nisan ayında tepe noktasını bulabilir. Yılın ikinci yarısıyla beraber, TL’nin değer kazancının etkisiyle kur baskısının hafiflemesi, mevsimin iyileşmesiyle gıda enflasyonunun hafiflemesi ve lehimize işleyecek baz etkisi ile beraber enflasyonda düşüş başlayabilir. Ancak, yine de dezenflasyon sürecine ve yılsonu beklentilerine dair riskler yukarı yönlüdür. TRY’nin performansı son zamanlarda, özellikle ekonomi yönetimi değişimi sonrasında ciddi anlamda pozitif olsa da, bunun yansımalarını hemen görmeyeceğiz biraz fiyat koyucuların eğilimlerinin değişmesi, beklentilerin yerleşmesi ve gecikmeli geçiş etkisi çerçevesinde yılın sonraki evrelerinde göreceğiz.

 

Merkez Bankası, %9,4 olan 2021 ara dönem beklentisini değiştirmemeyi tercih etti. Ancak, buna rağmen para politikasını dezenflasyon sürecine destek verecek şekilde sıkı tutmayı da taahhüt etti. Merkez Bankası, bunu belli bir dönem için değil; 2023’te öngördüğü orta vadeli %5 hedefine varıncaya kadar uygulamayı planlıyor. Politika adımları, hedefe yönelik ve çok olumlu bir doğrultuda atılıyor. Yılın ilk yarısında, politika faizi mevcut seviye veya biraz üzerinde (enflasyonun olası tepe noktası durumuna göre bir faiz artırımı opsiyonu daha olabilir) olacaktır, sonrasında ise enflasyon düştükçe uyumlu bir şekilde faizler geriletebilir, ancak Merkez Bankası’nın uyguladığı politika çerçevesinde politika faizi, cari enflasyonun “bir reel faiz standardizasyonu” sağlayacak kadar üzerinde olacaktır.

 

Kaynak Tera Yatırım
Hibya Haber Ajansı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here